Begüm Kurtay
Köşe Yazarı
Begüm Kurtay
 

Mart ve Nisan’ı dolu dolu yaşamak: İstanbul’un en keyifli durakları...

Havalar iyice ısınmaya başladı, bahar kapıda. Bol aktiviteli, seyahatli, yemeli içmeli bir ay bizi bekliyor. Mart’ı geride bırakırken yaşadığım keyifli deneyimleri ve Nisan’da kaçırmamanız gereken durakları sizin için derledim. Köşemde bu ay biraz daha uzun soluklu anlatacağım ki, ilham alın, notlarınızı alın ve programınızı yapmaya başlayın. Mart’a marteniçkalarımızla başladık. İlk durağımız İz Sanat Stüdyo’da Kiri Peynir iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz resim atölyesiydi. Herkes kendine özel bir resim seçti, ben mavi kelebeği tercih ettim. Kelebekler benim için sadece baharın habercisi değil; aynı zamanda derin bir hafıza taşıyıcısı. Bosna Savaşı sırasında toplu mezarların üzerinde yetişen Artemis çiçekleriyle beslenerek çoğalan bu mavi kelebekler, acıların unutulmamasını sağlayan en zarif simgelerden biri. Fırçayı tuvale her dokundurduğumda zaman yavaşladı. O an yaptığım şey sadece bir resim değildi; bir hatırlayıştı, bir sessiz bağ kuruştu. Acı ve umut aynı tuvalde yan yana durabiliyormuş. Elimde kalan sadece renkli bir kelebek değil, “güzellik bazen en derin acılardan doğar” diye fısıldayan bir hikâyeydi. Marteniçka’nın ikinci durağı ise 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel, Kadıköy Baykuş Cafe’de düzenlediğimiz çiçekli toka atölyesiydi. Çemberimizde Gül Oya ile bir araya geldik, mimozaların enerjisiyle harika tokalar ortaya çıkardık. Akşam boyunca kızlarla sohbet ederken yediğimiz enfes burgerler, tatlılar ve içtiğimiz kahveler-lezzet ve sanat dolu bir geceydi. Tadını hâlâ damağımda hissediyorum. Kışın biriken yorgunluğu atmak isteyenler için de güzel bir önerim var: Lucida Spa Taksim. Arts Hotel Taksim içinde, meydana sadece 5 dakika yürüme mesafesinde. Islak alan, havuz, hamam, sauna, buhar odası ve spor salonuyla tam bir fiyat/performans şampiyonu. Bedeninize iyi gelecek bir detoks arıyorsanız kesinlikle değerlendirin. Ruhumuzu da beslemeyi ihmal etmedik tabii. Tiyatro Rose’un Fuat Paşa Yalısı’nda sahnelediği “Vişne Bahçesi”ni izledim. Balzac’tan Dostoyevski’ye, Çehov’a uzanan klasiklerin en güzel örneklerinden biri… Yalıda tiyatro izlemek bambaşka bir deneyimdi. Klasik salonların çok ötesinde, sanatı iliklerinizde hissediyorsunuz. Özellikle Dünya Tiyatrolar Günü haftasına denk gelmesi deneyimi daha da özel kıldı. Oyun ayrıca Pera Palace Hotel ve Olden 1453’te de sahneleniyor. Tarihler ve detaylar için Tiyatro Rose’un sayfasını mutlaka ziyaret edin. Geceyi ise Beyoğlu’nun ışıkları altında bambaşka bir atmosfere taşıdık. Kırım Kilisesi’nde 3500 mum ışığında Mozart ve Vivaldi’nin notalarıyla buluştuğumuz “Candle Experience” konseri gerçekten unutulmazdı. Mumların yumuşak ışığı, muhteşem akustik ve romantik hava… Ruhumun uzun zamandır ihtiyaç duyduğu o küçük ilacı buldum sanki. İstanbul’un yanı sıra Bursa ve Ankara’da da aynı deneyimi yaşayabilirsiniz. Bilet ve tarihler için Experience’ın sayfasını kontrol edin. Midemizi de unutmadık elbette. Kanyon AVM içindeki Usla Akademi’de Umut Karakuş’un Fissler ile düzenlediği workshop’a katıldım. Mutfak bazen bir sahne, bazen bir terapi odası oluyor. Sebzeleri doğramaktan tencereyi fokurdatmaya, tabaklamaya kadar her anı keyifle yaşadım. Gastronomi mezunu olarak mutfağa dönmek her seferinde aynı heyecanı veriyor. Workshop ve eğitim detayları için Usla Akademi’nin sayfasını inceleyebilirsiniz. Işığın renklerle dans ettiği bir başka güzel deneyim de Üsküdar’daki mozaik lamba atölyesiydi. Minik cam parçalarını bir araya getirirken sabrı, estetiği ve üretmenin huzurunu hissediyorsunuz. Mozaik lambanın yanı sıra parfüm, çini, ebru, tote çanta ve deri atölyeleri de mevcut. Sadece bir obje yapmak değil, parçaları birleştirerek anlam yaratmak asıl amaç. O lambaya her baktığınızda içinizde yarattığınız o hissi hatırlamak paha biçilemez. Ve nihayet kapanışı Nisan’a bırakıyorum. Baharın en renkli etkinliklerinden biri: 15. Alaçatı Ot Festivali. 20-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek festivalde spor aktivitelerinden söyleşilere, atölyelerden tadımlara kadar dopdolu bir program var. Ben 2017’de perşembeden pazara kadar her gün oradaydım; limondan enginara, zeytinyağından çeşit çeşit Ege otlarına kadar inanılmaz bir lezzet ve enerji şöleniydi. Küçük bir uyarı: Festival döneminde Alaçatı ve çevresindeki oteller çabuk doluyor, konaklamanızı şimdiden ayarlayın. Özel araçla gidiyorsanız park yeri bulmak da zor olabilir. Hazırlıklı gidin ki keyfiniz kaçmasın. Tüm detaylar, program ve bilgiler için alacatiotfestivali.com.tr ve cesme.bel.tr sitelerini ziyaret edebilirsiniz. Mart’ı bu kadar keyifli ve dolu dolu geçirdikten sonra Nisan’ı da aynı enerjiyle karşılamaya hazırım. Siz de baharı kaçırmayın, bir etkinliğe mutlaka katılın. Hangisinden başlamak istersiniz? Belki mavi kelebek mi, mum ışığında konser mi, yoksa Alaçatı’da ot festivali mi? Yorumlarda buluşalım. Baharla kalın, keyifle kalın…
Ekleme Tarihi: 28 Mart 2026 -Cumartesi
Begüm Kurtay

Mart ve Nisan’ı dolu dolu yaşamak: İstanbul’un en keyifli durakları...

Havalar iyice ısınmaya başladı, bahar kapıda. Bol aktiviteli, seyahatli, yemeli içmeli bir ay bizi bekliyor. Mart’ı geride bırakırken yaşadığım keyifli deneyimleri ve Nisan’da kaçırmamanız gereken durakları sizin için derledim. Köşemde bu ay biraz daha uzun soluklu anlatacağım ki, ilham alın, notlarınızı alın ve programınızı yapmaya başlayın.

Mart’a marteniçkalarımızla başladık. İlk durağımız İz Sanat Stüdyo’da Kiri Peynir iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz resim atölyesiydi. Herkes kendine özel bir resim seçti, ben mavi kelebeği tercih ettim. Kelebekler benim için sadece baharın habercisi değil; aynı zamanda derin bir hafıza taşıyıcısı. Bosna Savaşı sırasında toplu mezarların üzerinde yetişen Artemis çiçekleriyle beslenerek çoğalan bu mavi kelebekler, acıların unutulmamasını sağlayan en zarif simgelerden biri. Fırçayı tuvale her dokundurduğumda zaman yavaşladı. O an yaptığım şey sadece bir resim değildi; bir hatırlayıştı, bir sessiz bağ kuruştu. Acı ve umut aynı tuvalde yan yana durabiliyormuş. Elimde kalan sadece renkli bir kelebek değil, “güzellik bazen en derin acılardan doğar” diye fısıldayan bir hikâyeydi.

Marteniçka’nın ikinci durağı ise 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel, Kadıköy Baykuş Cafe’de düzenlediğimiz çiçekli toka atölyesiydi. Çemberimizde Gül Oya ile bir araya geldik, mimozaların enerjisiyle harika tokalar ortaya çıkardık. Akşam boyunca kızlarla sohbet ederken yediğimiz enfes burgerler, tatlılar ve içtiğimiz kahveler-lezzet ve sanat dolu bir geceydi. Tadını hâlâ damağımda hissediyorum.

Kışın biriken yorgunluğu atmak isteyenler için de güzel bir önerim var: Lucida Spa Taksim. Arts Hotel Taksim içinde, meydana sadece 5 dakika yürüme mesafesinde. Islak alan, havuz, hamam, sauna, buhar odası ve spor salonuyla tam bir fiyat/performans şampiyonu. Bedeninize iyi gelecek bir detoks arıyorsanız kesinlikle değerlendirin.

Ruhumuzu da beslemeyi ihmal etmedik tabii. Tiyatro Rose’un Fuat Paşa Yalısı’nda sahnelediği “Vişne Bahçesi”ni izledim. Balzac’tan Dostoyevski’ye, Çehov’a uzanan klasiklerin en güzel örneklerinden biri… Yalıda tiyatro izlemek bambaşka bir deneyimdi. Klasik salonların çok ötesinde, sanatı iliklerinizde hissediyorsunuz. Özellikle Dünya Tiyatrolar Günü haftasına denk gelmesi deneyimi daha da özel kıldı. Oyun ayrıca Pera Palace Hotel ve Olden 1453’te de sahneleniyor. Tarihler ve detaylar için Tiyatro Rose’un sayfasını mutlaka ziyaret edin.

Geceyi ise Beyoğlu’nun ışıkları altında bambaşka bir atmosfere taşıdık. Kırım Kilisesi’nde 3500 mum ışığında Mozart ve Vivaldi’nin notalarıyla buluştuğumuz “Candle Experience” konseri gerçekten unutulmazdı. Mumların yumuşak ışığı, muhteşem akustik ve romantik hava… Ruhumun uzun zamandır ihtiyaç duyduğu o küçük ilacı buldum sanki. İstanbul’un yanı sıra Bursa ve Ankara’da da aynı deneyimi yaşayabilirsiniz. Bilet ve tarihler için Experience’ın sayfasını kontrol edin.

Midemizi de unutmadık elbette. Kanyon AVM içindeki Usla Akademi’de Umut Karakuş’un Fissler ile düzenlediği workshop’a katıldım. Mutfak bazen bir sahne, bazen bir terapi odası oluyor. Sebzeleri doğramaktan tencereyi fokurdatmaya, tabaklamaya kadar her anı keyifle yaşadım. Gastronomi mezunu olarak mutfağa dönmek her seferinde aynı heyecanı veriyor. Workshop ve eğitim detayları için Usla Akademi’nin sayfasını inceleyebilirsiniz.

Işığın renklerle dans ettiği bir başka güzel deneyim de Üsküdar’daki mozaik lamba atölyesiydi. Minik cam parçalarını bir araya getirirken sabrı, estetiği ve üretmenin huzurunu hissediyorsunuz. Mozaik lambanın yanı sıra parfüm, çini, ebru, tote çanta ve deri atölyeleri de mevcut. Sadece bir obje yapmak değil, parçaları birleştirerek anlam yaratmak asıl amaç. O lambaya her baktığınızda içinizde yarattığınız o hissi hatırlamak paha biçilemez.

Ve nihayet kapanışı Nisan’a bırakıyorum. Baharın en renkli etkinliklerinden biri: 15. Alaçatı Ot Festivali. 20-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek festivalde spor aktivitelerinden söyleşilere, atölyelerden tadımlara kadar dopdolu bir program var. Ben 2017’de perşembeden pazara kadar her gün oradaydım; limondan enginara, zeytinyağından çeşit çeşit Ege otlarına kadar inanılmaz bir lezzet ve enerji şöleniydi.

Küçük bir uyarı: Festival döneminde Alaçatı ve çevresindeki oteller çabuk doluyor, konaklamanızı şimdiden ayarlayın. Özel araçla gidiyorsanız park yeri bulmak da zor olabilir. Hazırlıklı gidin ki keyfiniz kaçmasın. Tüm detaylar, program ve bilgiler için alacatiotfestivali.com.tr ve cesme.bel.tr sitelerini ziyaret edebilirsiniz.

Mart’ı bu kadar keyifli ve dolu dolu geçirdikten sonra Nisan’ı da aynı enerjiyle karşılamaya hazırım. Siz de baharı kaçırmayın, bir etkinliğe mutlaka katılın. Hangisinden başlamak istersiniz? Belki mavi kelebek mi, mum ışığında konser mi, yoksa Alaçatı’da ot festivali mi? Yorumlarda buluşalım.

Baharla kalın, keyifle kalın…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve favorilezzetler.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.