Birgül Erdoğan
Köşe Yazarı
Birgül Erdoğan
 

Dedeağaç rehberi: Gümrük süreleri fiyatlar ve gerçekler...

Geçen hafta Foça sonrası rotayı kısa bir yurt dışı kaçamağıyla taçlandırdım ve iki günlüğüne Dedeağaç’a geçtim. Açık konuşayım; son zamanlarda herkesin dilinde olan o “alışveriş cenneti” söylemini merak ederek gittim ama benim önceliğim her zaman olduğu gibi yemek, tatmak ve yerinde deneyimlemekti. Önce en önemli detayı söyleyeyim: gümrük. Giderken de dönerken de 3 ila 7 saat arasında beklemeyi göze almanız gerekiyor. (Bayram ve tatillerde bu süre 15 saati buluyormuş) Ben hayatımda ilk defa bu kadar uzun süre sınırda bekledim. Bu da deneyimin bir parçası diyelim ama plan yaparken kesinlikle hesaba katılmalı. Konaklama tarafında biz ev tercih ettik. Airbnb den kiraladık. Temizlik, konum, otopark… Hepsi gayet iyiydi. Merkeze yürüyerek ulaşabildik. Açıkçası aynı fiyata otelde de kalınabilirdi ama ev rahatlığı bizim için daha uygundu. Gelelim asıl meseleye, lezzetler. Özellikle Deniz ürünleri gerçekten çok başarılı. Üstelik Türkiye’ye kıyasla daha uygun fiyatlı. Sırf yemek için birkaç kez gidilir mi? Bence gidilir. Ama yine o gümrük süresini göze alıyorsanız. Balık dışında dana, kuzu ve domuz ürünleri de oldukça yaygın ve rahatlıkla tüketilebiliyor. Tek derdim tarhanalı karides yiyememek oldu. Bir sonra gidişe kaldı. Kahvaltıları doyurucu, kahveleri keyifli. Sahilde oturup uzun uzun vakit geçirmek zaten başlı başına güzel bir deneyim. Şehir genel olarak bize çok yabancı gelmiyor. Havası, insanları, düzeni… Türkçe konuşan çok fazla kişi var. Restoranda, eczanede, markette mutlaka Türkçe bilen birine denk geliyorsunuz. Hatta birçok restoranda Türk müşteri yoğunluğu oldukça fazla. Gelelim en çok konuşulan konuya: alışveriş. Herkesin özellikle önerdiği iki büyük market var ama açıkçası ben anlatıldığı kadar “ucuz” bulmadım. Evet, bazı ürünler avantajlı ama abartıldığı kadar değil. Özellikle peynirlerde fiyatlar ciddi anlamda yüksek olabiliyor. “Feta” diye çok övülen peynir açıkçası uygun fiyatı dışında bana çok farklı gelmedi. Özel peynirlerde fiyatlar 1000–1700 TL bandına çıkabiliyor. Çikolatalar Türkiye’ye göre bir tık daha uygun denebilir ama sırf bunun için gidilir mi, bence hayır. Diğer büyük market ise daha çok bizdeki büyük bir “milyoncu” gibi. Çok kaliteli ürünler beklemeyin, orta segment. Yani beklentiyi doğru kurmak lazım. Ama güzel bir detay var, ana caddelerden biraz ara sokaklara girerseniz daha kaliteli ve daha uygun fiyatlı marka ürünler bulabiliyorsunuz. Ayrıca tax free imkânı da var ama dönüşte bunun için de ekstra yarım saat – 1 saat beklemek gerekiyor. Benim çok tercih edeceğim bir süreç değil açıkçası. Restoran tarafında ise küçük bir uyarı: rezervasyon yaptırın. Özellikle akşam saatlerinde çoğu yerde 30 dakika kadar bekleme süresi olabiliyor. Popüler mekanlarda bu süre daha da uzayabiliyor. Genel olarak özetlemem gerekirse; Dedeağaç benim için bir “alışveriş turu” değil, net bir “yeme-içme kaçamağı”. Lezzet odaklıysanız çok keyif alırsınız. Sahilde kahvenizi içip, akşam güzel bir sofrada uzun uzun vakit geçirip, küçük bir yurtdışı hissi yaşayıp dönebilirsiniz. Son olarak pratik bir bilgi: artık yurt dışı çıkış harcını da yalnızca dijital olarak ödüyorsunuz, bunu da gitmeden önce hazır etmekte fayda var. Benim tercihim net: alışverişten çok lezzet. Abartıldığı gibi değil ama doğru beklentiyle giderseniz keyifli bir deneyim olduğu kesin.
Ekleme Tarihi: 25 Nisan 2026 -Cumartesi
Birgül Erdoğan

Dedeağaç rehberi: Gümrük süreleri fiyatlar ve gerçekler...

Geçen hafta Foça sonrası rotayı kısa bir yurt dışı kaçamağıyla taçlandırdım ve iki günlüğüne Dedeağaç’a geçtim. Açık konuşayım; son zamanlarda herkesin dilinde olan o “alışveriş cenneti” söylemini merak ederek gittim ama benim önceliğim her zaman olduğu gibi yemek, tatmak ve yerinde deneyimlemekti.

Önce en önemli detayı söyleyeyim: gümrük. Giderken de dönerken de 3 ila 7 saat arasında beklemeyi göze almanız gerekiyor. (Bayram ve tatillerde bu süre 15 saati buluyormuş) Ben hayatımda ilk defa bu kadar uzun süre sınırda bekledim. Bu da deneyimin bir parçası diyelim ama plan yaparken kesinlikle hesaba katılmalı.

Konaklama tarafında biz ev tercih ettik. Airbnb den kiraladık. Temizlik, konum, otopark… Hepsi gayet iyiydi. Merkeze yürüyerek ulaşabildik. Açıkçası aynı fiyata otelde de kalınabilirdi ama ev rahatlığı bizim için daha uygundu.

Gelelim asıl meseleye, lezzetler. Özellikle Deniz ürünleri gerçekten çok başarılı. Üstelik Türkiye’ye kıyasla daha uygun fiyatlı. Sırf yemek için birkaç kez gidilir mi? Bence gidilir. Ama yine o gümrük süresini göze alıyorsanız. Balık dışında dana, kuzu ve domuz ürünleri de oldukça yaygın ve rahatlıkla tüketilebiliyor. Tek derdim tarhanalı karides yiyememek oldu.

Bir sonra gidişe kaldı. Kahvaltıları doyurucu, kahveleri keyifli. Sahilde oturup uzun uzun vakit geçirmek zaten başlı başına güzel bir deneyim.

Şehir genel olarak bize çok yabancı gelmiyor. Havası, insanları, düzeni… Türkçe konuşan çok fazla kişi var. Restoranda, eczanede, markette mutlaka Türkçe bilen birine denk geliyorsunuz. Hatta birçok restoranda Türk müşteri yoğunluğu oldukça fazla.

Gelelim en çok konuşulan konuya: alışveriş. Herkesin özellikle önerdiği iki büyük market var ama açıkçası ben anlatıldığı kadar “ucuz” bulmadım. Evet, bazı ürünler avantajlı ama abartıldığı kadar değil. Özellikle peynirlerde fiyatlar ciddi anlamda yüksek olabiliyor. “Feta” diye çok övülen peynir açıkçası uygun fiyatı dışında bana çok farklı gelmedi. Özel peynirlerde fiyatlar 1000–1700 TL bandına çıkabiliyor. Çikolatalar Türkiye’ye göre bir tık daha uygun denebilir ama sırf bunun için gidilir mi, bence hayır.

Diğer büyük market ise daha çok bizdeki büyük bir “milyoncu” gibi. Çok kaliteli ürünler beklemeyin, orta segment. Yani beklentiyi doğru kurmak lazım. Ama güzel bir detay var, ana caddelerden biraz ara sokaklara girerseniz daha kaliteli ve daha uygun fiyatlı marka ürünler bulabiliyorsunuz. Ayrıca tax free imkânı da var ama dönüşte bunun için de ekstra yarım saat – 1 saat beklemek gerekiyor. Benim çok tercih edeceğim bir süreç değil açıkçası.

Restoran tarafında ise küçük bir uyarı: rezervasyon yaptırın. Özellikle akşam saatlerinde çoğu yerde 30 dakika kadar bekleme süresi olabiliyor. Popüler mekanlarda bu süre daha da uzayabiliyor.

Genel olarak özetlemem gerekirse; Dedeağaç benim için bir “alışveriş turu” değil, net bir “yeme-içme kaçamağı”. Lezzet odaklıysanız çok keyif alırsınız. Sahilde kahvenizi içip, akşam güzel bir sofrada uzun uzun vakit geçirip, küçük bir yurtdışı hissi yaşayıp dönebilirsiniz.

Son olarak pratik bir bilgi: artık yurt dışı çıkış harcını da yalnızca dijital olarak ödüyorsunuz, bunu da gitmeden önce hazır etmekte fayda var.

Benim tercihim net: alışverişten çok lezzet. Abartıldığı gibi değil ama doğru beklentiyle giderseniz keyifli bir deneyim olduğu kesin.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve favorilezzetler.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Nurcan şahin
(01.05.2026 20:41 - #255)
Bayıldımmmmmm
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve favorilezzetler.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.